Adak ve Kurban

Mart 24, 2012 No Comments »

ADAK VE KURBAN

İnsan ilişkilerinin ve toplumsal sistemin temelinde yer alan karşılıklılık ilkesi uyarınca doğaüstü varlık ya da güçlere sunulan sembolik hediyeye “kurban” denir. İbadetin en önemli bölümlerinden birini teşkil eden kurban, doğaüstü güçlerle barışıklık sağlamak, onlardan bir şeyler istemek veya onların verdiklerine teşekkür etmek için sunulur. Kurban işlemi genelde bir ayin (ritüel) çerçevesinde gerçekleştirilir. Kökleri insanın tarih öncesine kadar geri giden bu ayinler hayli uzun bir zaman içerisinde canlı tutulmuş, tekrarlana tekrarlana günümüze kadar gelerek kurumlaşmıştır. Kurban “kanlı” ve kansız” olarak iki kategoriye ayrılabilir. Kanlı kurban, kimi toplumlarda yaşatıcı gücü, canı oluşturduğuna inanılan insan ya da hayvan vücudundaki kanın su ya da bu şekilde doğaüstü tasarım adına akıtılması olayıdır. Kansız kurban ise kan taşıyan kurban objesinin kanının akıtılmadan sunulması, başıboş bırakılması (azat edilmesi), yahut da süt, şarap, bira gibi sıvıların, kimi bitkilerin, çeşitli yiyecek, içecek veya eşyanın doğaüstü tasarıma sunulmasıdır.

Anadolu’da saptanan kanlı kurban türleri, aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır:

1. İstek Kurbanları: İstenilen şeyi elde etmeye yönelik bu kurbanlar, Anadolu’da yağmur duası ayini çerçevesinde veya gelecekte karşılaşılabilecek kazalara karşı, “bela defi” için sunulan kurbanları içerir.

2. Şükür ya da Adak Kurbanları: Bu grup kurbanlamalarda gerçekleşmesi istenen dileğin karşılığı peşin olarak ödenmeyip, dilek gerçekleştiğinde ödenir. “Adak”, böyle bir ödemenin dilek gerçekleştiğinde yapılacağına dair vaattir. Doğması adına kurban adanan çocukların doğumu sonrasında; ev, araba, traktör, biçerdöver sahibi olmak gibi herhangi bir dileğin gerçekleşmesinin ardından; hastalıktan kurtulma, evlenme, uzun yolculuklardan, askerden gelme ya da herhangi bir olaya ilişkin istenen olumlu (bazen olumsuz) bir durumun ortaya çıkması üzerine daha önce sözü verilip adanmış kurbanlar kesilir. Adak kurbanları, genelde olduğu gibi davar, sığır, deve olabileceği gibi horoz, hindi gibi kümes hayvanları da olabilir. Adak kurbanının eti kurban sahibi, ailesi ve nafakasını sağladığı yakınları tarafından yenmez.

3. Doğaüstü güçlerle barışıklığı sürdürmeye dayalı kurbanlar: Bu tür kurbanların en önde geleni kurban bayramında sunulandır. Çünkü bu kurban, Tanrı içindir. Alevi-Bektaşi toplulukların Muharrem orucunun 12. son günü sundukları kurban da bu kategoride değerlendirilebilir.

4. Kefaret Kurbanları: Bir günah ya da kusuru bağışlatmak için sunulan kurbanlardır. Geçirilmiş bir kazanın veya art arda ortaya çıkan tersliklerin nedeni, bilerek ya da bilmeyerek işlenmiş bir kusura, dinsel bir ilke veya kuralın çiğnenmiş olmasına bağlanır. Böyle durumlarda Anadolu insanı ya sadaka vererek ya da kurban kesip kan akıtarak bu olumsuzlukları giderebileceğine inanır.

5. Törenlik ve şölenlik kurbanlar: Başlanacak bir işin o noktaya gelmesine ilişkin teşekküre, başlanmış bir işin kutsanmasına, kazasız-belasız başarılmasına, alınmış bir eşyanın keyif ve mutlulukla kullanılmasına yönelik kurbanlardır. Anadolu’da ev, kanal, tünel, köprü, baraj, vb. inşaatların temeline kesilen kurbanlar; yeni alınan otomobil, otobüs, kamyon, traktör, biçerdöver vb. bir araç için kesilip kanının bu gereçlerin bir yerine ya da sahibinin alnına sürüldüğü kurbanlar bu grupta yer alırlarsa da adak ve şükür kurbanları sınıfına da girerler. Bunun yanı sıra düğünde, sünnette, yolcu uğurlama ve karşılamada, resmi bayramlar, bir yörenin düşman işgalinden kurtuluşu gibi özel kutlama günlerinde ya da bir yüksek resmi şahsiyetin karşılanması veya uğurlanması sırasında kesilen, söz konusu olayı kutsamaya yönelik kurbanlar da bu grupta yer alırlar.

6. Ölü Kurbanı: Anadolu’nun hemen her yöresinde görülen bu kurban, daha çok ölmüş biri adına yakınları tarafından Tanrı’ya sunulmaktadır.

Kaynak: Türkiye Kültür Portalı

426 views

Bunlar? Da Okuyun

Ne Düşünüyorsunuz?