Burdur Kibyra

Haziran 30, 2012 No Comments »
Burdur Kibyra

BURDUR KİBYRA

Kibyra Antik Kenti; Burdur ili’ne 110 km uzaklıktaki Gölhisar ilçesinin batısındaki Akdağ kütlesinin eteklerinde, Gölhisar ovasına hakim tepeler üzerinde konumlanmıştır.

Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1100–1300 m. arasında değişen kentin, Gölhisar Gölü ve ovayı baştan başa geçen Dalaman (İndus) Çayı’nın yanı sıra Böğrüdelik ve Deliyaraz Yaylaları’ndan gelen su kaynaklarına sahiptir. Tarım ve hayvancılığın gelişmiş olduğu bölge, aynı zamanda ovayı çevreleyen dağlar üzerinde geniş orman örtüsüne sahiptir . Kibyra; Kabalis ve daha sonraki adlandırılmasıyla Kibyratis bölgesinin merkezidir. Kuzeyde Frigya, batıda Karia ve Lykia, doğuda Pisidia ile çevrelenen bu bölge, antik dönemden günümüze güneydeki limanları iç bölgelere bağlayan bir kavşak konumundadır. Kibyra kent merkezi, birbirinden küçük yarlarla ayrılan, üç egemen tepelik üzerindedir. Tepelikler, küçük çakıl taşlarının zamanla birleşerek kaynaştığı konglomera özlüdür ve dolayısıyla kısmen aşınmışlardır. Kamu, sivil ve dini yapıların bu alan üzerinde belli bir bütünlük oluşturacak biçimde düzenlendiği görülür .

Yaklaşık 405 hektar alana yayılmış kalıntılara sahip olan kentin siyasi ve ekonomik gücü, Hellenistik Dönem’den başlayarak Roma İmparatorluk Dönemi’yle doruk noktasına ulaşmıştır. Bugün büyük bölümü ayakta duran, Stadion, Tiyatro ve Meclis Binası, Agora önemli kamu yapılarıdır. Kabalia Bölgesi, antik kaynaklara göre; Pers egemenliği sırasında Kral Dareios’a, Lydia, Lasonia ve Hytenneia ile birlikte beş yüz talant gümüş vergi vermekle yükümlü olan Sardes Satraplığı’na bağlıdır . Kserkses’in Hellenistan Seferi sırasında ise, Maionia’da oturan ve Lasonia’lı diye çağrılan Kaba’lerin, Kilikia’lılar gibi donatıldıklarını ve Lydia’lıların eskiden Maionia’lılar adını taşıdıkları ve daha sonra eski adlarını unuttuklarını öğreniyoruz. Strabon ise; Kibyra’lıların Lydia’lıların soyundan olduklarını ve bunların Kabalis bölgesine gelerek Pisidia’lıları ele geçirip oraya yerleştikten sonra kenti, çevresi yaklaşık yüz stadion olan başka bir yere taşıdığını söyler .

Antik kaynaklar; İ.Ö. 189’da Roma’nın Magnesia Zaferi sonrası Roma’lı general Manlius Vulso’nun Antiokhos’a yardım eden Galatlar’a karşı çıktığı ceza seferinin, bir tür haraç seferine dönüp, C.Helvius komutasında 4000 piyade ve 300 süvariden oluşan bir birliği Kibyra tyranının boyun eğip eğmeyeceğini anlamak için bölgeye yollamasından bahseder. Roma’nın Kibyra tyranından 500 talent istemesine karşın, Moagetes kontrolündeki Alimme ve Sylleum kentlerinin kötü durumu nedeniyle 25 talent verebileceğini söyler.Ancak C.Helvius tehtidkar davranması ve yapılan pazarlıklar sonucu 100 talent ve 10.000 medimni buğday vermeye mecbur kalır . Alimme ve Sylleum şehirlerinin isimlerinden ve varlıklarından şüphe edilmektedir. Tetrapolis’in o zamanlar ortada olmadığı açıktır. İkinci yüzyılın sonlarına doğru belirgin olmayan bir tarihte kurulduğu düşünülmektedir . Bubon, Balbura ve Oineanda şehirlerinden oluşan Tetrapolis’te, Kibyra’nın iki oy ,diğerlerinin ise bir oy hakkı vardı.Çünkü Kibyra 30.000 piyade 2000 at çıkarabiliyordu. Burası daima tyranlar tarafından idare edildi. Ancak İ.Ö.84’de Sulla’nın teğmeni olan Murena, Kibyra tyranı Moagetes II’nin hükümdarlığına son verdi . Bubon ve Balbura’yı Lykia’ya bağlamasıyla, Kibyra Asia Eyaleti’ne dahil edildi. Olayı anlatan Strabon, Oineanda’ya değinmese de bu şehir de diğerleri gibi Lykia’ya bağlanmış olmalıdır, zira imparatorluğun Lykia Eyaleti’nde yer almıştır . Augustus’tan itibaren Province Asia’daki eyaletlerin daha iyi yönetimi için dokuz Conventus’a (yargı bölgesi yada dini merkezler) bölündü . Başşehri Laodikeia olan ve yirmibeş şehrin yargı merkezi konumundaki Kibyra Conventus’unun, kaza yetkisi Asia’dakilerin en genişi sayılmaktadır . Kibyra Conventus’una dahil olan bazı önemli kentler; Laodikeia, Hydrelitae, Themisones, Hierapolitae, Keretapa, Takina, Erizeni, Phylakaion, Kolossai, Mossyna, Attaudda, Kidramos, Adada, Sebastopolis’tir . Asia Eyaletinin önemli bir parçası olan kent, İ.S. 23’de geçirdiği büyük depremle önemli ölçüde tahrip olmuşsa da, İmparator Tiberius’un yardımlarıyla tekrar imar edilmiş ve kent imparatora şükranlarını belirtmek için ismini “Caiseria Cibyra” olarak değiştirmiştir. İ.Ö. 43‘de Lykia bir Roma eyaleti olduğunda, daha önce Asia Eyaleti sınırlarında olan kentin, Lykia Eyaletin bir parçası haline geldiği anlaşılmaktadır . Strabon; Kibyra’lıların Pisidia, Solym, Hellen ve Lydia dilleri olmak üzere dört dil kullandıklarını, demir işçiliği ve kakmacılıkta usta olduklarını aktarır . Ayrıca epigrafik ve arkeolojik araştırmalar sonucunda, dericilik ve seramik üretiminde önemli bir merkez olduğu anlaşılmıştır.

Kibyra’dan Görüntüler

273 views

Bunlar? Da Okuyun

Ne Düşünüyorsunuz?