Nohut Ütme

Mart 22, 2012 1 Comment »
Nohut Ütme

NOHUT ÜTME

Nohut, susuz ve kır tarlalarda da yetişebilen, yaş mahsülün ardından nadasa bırakılmış tarlalara gönül rahatlığıyla ekebileceğiniz, tarlayı yormayan, buğdaya ve arpaya alteranatif  bir bakliyattır.

Nohut yemeğini severek yerim; hatta nohutlu pilava bayılırım. Yalnız şöyle geriye dönüp baktığımda nohut tarlaları hafızamda hiç de iyimser yer edinmemişlerdir. Yazları tarla işlerinde babama yardım ederdim. Nohut tarlalarına gitmek o kadar zor gelirdi ki anlatamam! Genellikle sulak olmayan yerlere ekildiği için çevresinde ağaç ve benzeri gölgelik bulunmazdı. (Zaten Karamanlı Ovası’nın karakteristik özelliğidir. Koskoca Karamanlı Ovası’nda, onca su bulunmasına rağmen, ard arda iki ağaçlı tarla görmek pek mümkün değil.) Nohutun dış yüzeyi zaten tuzludur. Ağustos sıcağında bir yandan kurumuş nohutları toplamaya çalışırken bir bakmışsınız, nohutun tuzu vücudunuzun envai köşesine yayılmıştır. Her tarafınız kaşınır.

Her ne kadar nohut tarlaları, çocukluk anılarımda pek iyi yer edinmemiş olsalar da nohutun yeri apayrıdır. Mayıs ortalarında çiçeklerini döküp olgunlaşmaya başlayan yeşil nohutun tadı bambaşkadır. Karamanlı sokaklarında çekirdek çitler gibi yeşil nohut tüketen, yediden yetmişe insan görmeniz mümkündür. Tadına doyulmaz yeşil nohut dediğim gibi tuzludur. Yıkamadan tuzuyla yemek ağzınızda arı sokmuş gibi bir tat bırakır. Yıkayarak tuzundan arınmış şekilde yenmelidir.

Taze yeşil nohut yenirken dikkat edilmesi gereken başka bir nokta da nohutun içindeki kurtlardır. Bizzat tecrübe etmiş biri olarak söylüyorum: Dikkat etmezseniz taze nohut tadında olan küçük kurtçukların midenizde olması an meseledir.

Birçok yerde taze nohut yenmesine rağmen bilinmeyen yöreler de var tabiki de. Birgün Ankara Kurtuluş Parkı’nda gezerken üniversite arkadaşım, tezgahlarda satılan demet demet nohutları görünce ne olduklarını sormuştu. Çataklarda, Alakovalarda, Tilki Delikleri’nde ektiğimiz nohuttu işte. Ne vardı bunda bilemeyecek. Bir yandan taze nohut yendiğini bilmeyen arkadaşımı yadırgarken bir yandan da toprakta yetiştiğime şükretmekle meşguldüm. Herhalde taze nohut yendiğini bilmeyen birisi nohut ütmeyi de bilmezdi, anlattım hepsini. Anlattıklarımı uygulamaya dökememiş olsam da onun böyle bir tattan mahrum kalmamasına aracı olmak sevindirici. İçinizde bilmeyenler varsa taze nohutun nasıl ütüldüğünü size de anlatayım.

Nohut Nasıl Ütülür?

Çiçeğini dökmüş taze nohutlar ütülmez. Ütülecek nohut ne tam yeşil ne de tam sarı olmalıdır. Sararmaya yüz tutmuş nohutlar tarladan koparılır. Koparılan nohutlar hiçbir işleme tabi tutulmadan, çalı çırpı ateşinin üstüne atılır. Ateş kor halini alıp, sönmeye başlayınca tırmık yardımıyla üstünedeki nohut sapları ve közler alınır. Nohut taneleri pişmiş şekilde tek tek yerdedir. Size kalan ellerinizin kara olmasına aldırmadan ütülmüş nohutları tek tek toparlamanızdır. Afiyetler ola!

Eskiden mahalle ortasına kocaman ateş yakılır, üzerine ütülecek nohutlar atılırmış. Ütülen nohutlar tüm mahalleli tarafından yenilirken, muhabbet edilir dostluklar pekiştirilirmiş. Giderek büyüyen, büyüdükçe eskiyle bağlarını koparan Karamanlı’mızda bu kültürel değerimizi de kaybetmek üzereyiz.

Üzülerek söylemek istiyorum ki son senelerde mevsimini kaçırdığım için hem taze nohutun hem de ütülmüş nohutun tadını unutmak üzereyim. Tüm Karamanlı’lı hemşehrilerimden ricam benim yerime de iki nohut yeven gari!

1.143 views

Bunlar? Da Okuyun

Bir Yorum

  1. Selvet 25 Nisan 2012 at 17:36 - Reply

    Bu sayfayi yeni buldum. Tebrik ederim. Cok güzel, kaliteli, yöremiz hakkinda ilginc bilgiler veren bir sayfa olmus. Buna ihtiyacimiz vardi. Bilhassa eskilerde, unutulmaya yüz tutan bir cok gelenekler ve haberler bu sayfada arsivlenmis. Basarilarinizin devamini dilerim.

Ne Düşünüyorsunuz?